Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Tatlı krizini bastırmanın 8 etkili yolu

Tatlı krizi geldiğinde siz de gözü dönenlerden misiniz? Hatta bazen öyle günler ve haftalar olur ki her gün tatlı yemeden rahat edemezsiniz. Ancak siz tatlı yedikçe de kilo alımı, yorgunluk hissi, öfke atakları, uyku bozuklukları, insülin direnci, diyabet gibi sağlık problemleri artar.

Tatlı krizini bastırmanın 8 etkili yolu
REKLAM ALANI
21.01.2020
259
A+
A-

Tatlı krizi geldiğinde siz de gözü dönenlerden misiniz? Hatta bazen öyle günler ve haftalar olur ki her gün tatlı yemeden rahat edemezsiniz. Ancak siz tatlı yedikçe de kilo alımı, yorgunluk hissi, öfke atakları, uyku bozuklukları, insülin direnci, diyabet gibi sağlık problemleri artar. Peki tatlı krizlerini engellemek mümkün mü? Ne yaparsak tatlı yeme isteğini bastırabiliriz? İşte tatlı krizlerine son veren 8 etkili yol…

Yoğun stresten regl öncesi sendromuna, hatalı beslenmeden çocukluktan süregelen alışkanlıklara, depresyondan insülin direnci ve hipoglisemi başta olmak üzere bazı metabolik bozukluklara kadar pek çok etken kan şekerinde dengesizliğe ve tatlıya eğilimin artmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla atılması gereken ilk adım, öncelikle herhangi bir sağlık probleminin olup olmadığının araştırılması olmalı. Altta yatan etkene yönelik tedavinin yanı sıra beslenme alışkanlığında yapılacak olan değişiklikler de tatlı krizleriyle başa çıkmada anahtar rol üstleniyor. Peki tatlı krizlerimize kalıcı çözüm bulmak için beslenme alışkanlıklarımızda nelere dikkat etmeliyiz?Beslenme ve Diyet Uzmanı Demet Cerit bakın neler söyledi…

ARA REKLAM ALANI

1-Posa tüketiminizi artırın 

Posa yani diyet liflerinin sağlığa pek çok faydası mevcut. Posa içeren besinler midenin boşalmasını geciktirerek daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı oluyor. Aynı zamanda besinlerin kana daha yavaş karışmasını sağlayarak kan şekeri ve insülin seviyelerinin hızlı yükselmesinin önüne geçiyor. Posa tüketiminizi artırmak için tam tahıllı veya kepekli ürünler tercih etmeye, ana yemeklerde mutlaka sebze yemeği ve salatalara yer vermeye, her gün 1-2 porsiyon meyve tüketmeye, haftalık menünüze en az 2 öğün kuru baklagilleri eklemeye dikkat edin.

2-Mutluluğu besinlerde aramayın 

Serotonin, dopamin ve endorfinler beyinden salgılanan mutluluk, ödül, motivasyon ve zevkle ilişkili özel kimyasallardır. Yapılan çalışmalar, şeker içeren besinlerin beynin ‘ödül ve bağımlılık merkezini’ uyararak bu kimyasalların salınımını artırdığını gösteriyor. Ancak bu tür besinlerin aşırı ve sık tüketiminin zamanla ödül cevabının azalmasına neden olduğu dolayısıyla her seferinde aynı hazzı yakalamak için daha tatlı ve daha fazla besin tüketme isteğine yol açtığı ortaya konmuş. Bu kısır döngüden kurtulmak için kriz anlarında yönelebileceğiniz ve ‘iyi hissetmenize’ yardımcı olacak egzersiz, kitap okuma, resim, müzik gibi sevdiğiniz aktiviteler belirleyin.

3-Haftada 1-2 kez kararında tatlı tüketin 

Besin alerjileri gibi bazı sağlık problemleri, bazı besinleri hayatınızdan mutlaka çıkarmanızı gerektirebiliyor. Ancak böyle bir sağlık probleminiz yoksa bir besini bir süreliğine veya tamamen hayatınızdan çıkarmaya çalışmanız, o besini normalde tüketeceğinizden çok daha fazla tüketme arzusu duymanız ve aşırı yeme atakları yaşamanızla sonuçlanabiliyor. Dolayısıyla hepimizin çok sevdiği tatlılara beslenmemizde her daim sıklığına dikkat ederek ve kararında tüketerek yer vermenizde fayda var. Haftada 1-2 kez bir küçük kase muhallebi, kazandibi, sütlaç gibi sütlü tatlılara veya az şeker ile hazırlanmış yarım ayva, 2 parmak büyüklüğünde balkabağı tatlısı gibi meyve tatlılarına beslenmenizde yer vermeniz, 1-2 ara öğününüzde 2 kare bitter çikolatanın kahvenize eşlik etmesi kararında tercihler olacaktır.

4-Bolca su için 

Açlık ve susuzluk hissi birbiriyle karışabiliyor. Yeterli miktarda su içmediğiniz zaman sık sık açlık atakları yaşıyor ve şekerli atıştırmalıklara yöneliyor olabilirsiniz. Tokluk hissini sağlamak için gün boyunca düzenli aralıklara yayarak 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterin.

5-Meyvenin yanına süt, ayran ve yoğurt ekleyin 

Meyveler vitamin-mineraller, posa ve antioksidanlar bakımından zengin doğal şeker kaynaklarıdır. Vücudunuzun karbonhidrat ihtiyacını doğal kaynaklardan karşılamak ve tatlı krizlerinin önüne geçmek için porsiyon kontrolüne dikkat edere, ara öğünlerinizde meyvelere yer verin. Meyvelerin yanına ilave edeceğiniz süt, yoğurt, ayran gibi protein veya fındık, ceviz, badem gibi yağ bakımından zengin besinlerle tokluk sürenizi uzatın. Eğer insülin direnci veya hipoglisemi gibi bir sağlık probleminiz varsa muz, üzüm, kavun, karpuz, incir ve kuru meyveler gibi fruktoz içeriği yüksek, kan şekerini hızlı yükselten meyveleri seyrek tüketmeye özen gösterin.

6-Çok düşük kalorili beslenmeyin 

Uzun süre çok düşük enerji almanız durumunda vücudunuz enerji depolarını korumak adına çareyi yağ hücrelerinden salınan iştah hormonlarını artırmakta buluyor. Bu durum, vücudun en hızlı biçimde enerji sağlayabileceğini bildiği yüksek karbonhidrat içeren besinlere olan ilginin artmasına yol açıyor ve tatlı krizleri baş gösteriyor. Proteinler ile yağlar karbonhidratlara göre daha yavaş sindirildikleri için uzun süreli tokluk sağlıyor. Yetersiz tüketilmeleri durumunda çabuk acıkma ve öğünden hemen sonra tatlı bir şeyler tüketme isteği oluşuyor. Bu nedenle yeterli enerji almaya ve besin öğelerini dengeli bir biçimde tüketmeye özen gösterin.

7-Kompleks karbonhidratlara yönelin 

Rafine un, pirinç, patates, mısır, kestane gibi nişasta içeriği yüksek olan besinler ve şeker ile şeker içeriği yüksek her türlü yiyecek ve içecek, basit karbonhidratlar grubunda yer alıyor. Basit karbonhidratlar da sindirim kanalından çok hızlı emilerek kana karışmaları nedeniyle kan şekeri ve insülin seviyelerinin hızla yükselmesine yol açıyor. Hızla yükselen insülin seviyesi de kan şekerinin kısa zamanda düşmesine, buna bağlı olarak tokluk süresinin kısalmasına ve tekrar tatlı besinler tüketme isteğine neden oluyor. Dolayısıyla beslenmenizde tam tahıllar, kepekli pirinç, bulgur, kepekli makarna, yulaf ve kuru baklagiller gibi kompleks karbonhidrat kaynaklarına yer vererek daha uzun süren tokluk sağlayabilir, yemekten sonra tatlı isteğinin önüne geçebilirsiniz.

8-Ana öğün saatlerinizi düzenleyin 

Karbonhidratlar hızlı sindirilmeleri ve kolayca enerjiye dönüştürülmeleri nedeniyle vücudun temel enerji kaynağıdır. Uzun süren açlık sonrasında vücudumuz kan şekerinin hızla normal seviyeye gelmesi ve boşalan glikojen depolarının yerine konulabilmesi için bizi yüksek karbonhidrat içeren kaynaklara, yani tatlı besinlere yönlendiriyor. Kan şekerinizi dengede tutmak ve tatlı krizlerinin önüne geçmek için ana yemek saatlerinizi düzenlemeye ve öğün atlamamaya özen gösterin. İhtiyaçlarınız doğrultusunda günlük beslenmenize ekleyeceğiniz küçük ara öğünler bir sonraki öğünde sağlıklı besin tercihleri yapmanıza ve porsiyon kontrolü sağlamanıza yardımcı olacaktır.

Tatlı krizlerine karşı sağlıklı ara öğün önerileri 

*3-4 adet kuru kayısı + 2 tam ceviz
*2 adet hurma + 1 tatlı kaşığı fıstık ezmesi
*1 adet muz + 1 su bardağı tarçınlı süt
*4 yemek kaşığı yoğurt+ 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi + 1 adet elma + tarçın
*İki parmak kalınlığında fırınlanmış balkabağı + 1 tatlı kaşığı tahin

REKLAM ALANI
ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.